Sohbet
Buradasınız: Anasayfa
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defterine Yaz 
20
Ziyaretçi Defteri Kayıtlar
ismail
05 Haziran 2009 19:51 | sivas
ya bu siteye heralde 100 yılda bir giriliyo etkinlikler bölümüne bile baktım piknikle alakalı tek bişey yok ne iş bu ya.sadece site varmı var tamam işte çok bile
Suat TURSUN
15 Mayıs 2009 07:51 | İstanbul
Merhaba zeyveli dostlar, büyüklerim,küçüklerim,tanıyan tanımayan dost, akraba,tüm insanlar.
beni bir kısmınız tanıyor,bir kısmınız tanımamazlıktan gelebilir,bir kısmınızda büyüklerimizden hatırlayabilirsiniz.bugün buraya biraz uzunca belki sıkıcı gelebilecek,belki hoşunuza gidecek , belkide önemsiz sayabileceğiniz bazı konular hakkında yorumlarımı , düşüncelerimi aksettirmeye çalışacağım.
ben köyümü çok seviyorum her ne kadar gitme imkanım olmasada orda evim olmasada seviyorum.bazı insanlar ya şanslı doğar,yada şanslı yaşar,yada şansı kovalar.ben şansı kovalayanlardanım.bundan şikayet edipde isyan eden biri değilim.insanın kaderi nasıl yazılmışsa öyledir diyenlerden de değilim.evet kadere inanırım ama insan bazen kaderini kendi yönlendirir. neyse ,,
büyüklerim anlatırdı halada dinlerim. eskiden köyümüz dahada güzelmiş,düzen,insanlar,ortam,dostluk,akrabalık,ağalık varmış köyün sahipleri ama amaç insanlara eziyet değil , onlara sahip çıkma , yönlendirme,birliği, beraberliği devam ettirme peşinde ağalar.allah rahmet eylesin, şuan 21.yüzyılda kelpiç evlerin yerini betonarme evler villalar,toprak yolları asfaltlar,fiskelerin yerini elektrik,günler sonra gelen postanın yerini telefon,televizyon,bilgisayarın aldığı modern bir köy var,yazlarıda olsa insanların gidip dinlendiği bir köy,peki ne kötüleşti.bence mi:insanlar senelerce yoklukta cahillikte paylaştıkları köyü dostluğu birliği beraberliği modern çağda neden paylaşmıyor.herşey çıkar,menfaat,rant oldu.modern çağda ilkel ve çıkarcı ağalığı yaşatmaya çalışan zihniyeti anlamıyor , anlamak istemiyor.
artık çok küçüldüğünü düşündükleri kendilerine dar geldiğine inandıkları koskoca köyümü paylaşamaz hale gelenlere sesleniyorum. bu ne hırs 1 metre daha fazla toprak sahibi olmak için bu düşmanlık bu inatlaşma , bu cebelleşme niye ? 1993 yılında kurulan köyümüzün kalkındırma, geliştirme yada güzelleştirme adı altında hala faaliyet gösteren derneğimiz niçin kuruldu. köy neden yalnızca birkaç tane sosyoekonomik durumu iyi olan soyadları belli olan kişilerce anılıyor. sanki köy sadece onlarla anılıyor.1960-2009 yılları arasında sol-sağ komünist-faşist Türk-Kürt, alevi-Sünni zengin-fakir ikilemesi gibi ,falancı filancı diye hitaplar edilmeye başlandı,bu kişiler sadece aynı çıkar doğrultusunda beraber anıldı,daha sonra yine cepheleşmeler,peki neden,kimin köyünü kime satıyoruz,kimle paylaşamıyoruz , arada kalanlar neydi,sorun ne bu zamana kadar ne yaptınız 1 piknik belki,bir gece , belirli kadınların haberinin olupta katıldığı altın günleri,anneler gününde toplanıp yılın anne veya babasının seçme neye göreyse.peki başka kongre zamanı cebelleşme hep aynı kişiler aynı fikirler.peki bu zamana kadar ne yaptınız ? kaç tane okuyamayan çocuğu okuttunuz? kaç mezarsızın mezarını yaptınız * kaç işsize iş buldunuz? kaç hastayı ziyaret ettiniz? kaç bayram tüm köylülerinizin kaçının evine gittiniz? kaçının evinde ne yendiğini biliyorsunuz kaçının kapısının nerden açıldığını biliyorsunuz. kaç kişi sizce insan, sizce yoklanması gerekecek kadar maddi durumu iyi. Kaç kişi? ama doğru benim rahmetli olan 1 amcam,6 amca çocuğu, biri rahmetli 2 dayım, 6 dayı çocuğu 4 halam 16 hala çocuğum ve onlarca kuzen, yeğen onların çocukları vs vs varken ve onlar her şeyi menfaate bindirip arayıp sormazken ,size neyi nasıl sorarım sözüm herkese , 3 şey yok olursa o kişi ölü sayılır . Karakter, vicdan, insanlık, bakalım aynaya düşünelim bizde ne eksik, kapatın gözünüzü düşünün ne eksik, yaşıyor muyuz ölümüyüz? şuan çok kötü çınladı birileri bu ne konuşuyor, ne anlatıyor boş boş, kendine bak demagoji yapma diyor öte yandan doğru söylüyorsun sağ ol diyende var, herkesin altına araba, ev olsa yada cebinde para, herkes belki o ortamlarda söz sahibi olur kimseyi eleştirme yada hesap sorma gibi bir durum içinde bırakmıyorum. Neticede her vicdan kendiyle hesaplaşır. kişinin kişilere hesap verme mecburiyeti yok, sadece inanan kaybedilmeyen tek değer olan insanlık onurunu düşünen herkes üç erdeme sahiptir, affetmeyi. Hatayı kabul etmeyi, özür dilemeyi bilir. bizler sadece bu anı düşünenler, sizler sadece kendi doğrularıyla yaşayanlar, herkes hakkında eleştiri yapıp birilerine sırnaşmayı, toplumda yeri olanları, olmayanları ayırma kararını verenler, dedikodu yapıp adını yorum eleştiri koyanlar, kişileri maddi manevi durumuna göre ayıranlar, çıkar menfaat için onur şeref kavramını unutanlar ,çok ve boş konuşup politika yapanlar,sizlere sesleniyorum,sen değil sende değil sen evet sen benmi diyen sen! Şuradaki ve diğeri yarası olana olduğu halde yarasını kapatıp acısını gizleyene sesleniyorum.
Uyurken rahatsan, eleştirirken, ezerken, sömürüp yalan söylerken, sen tokken diğeri açken, böbürlenerek yürürken, herkesin seni dinlediğini sanıp ama her gün beddua alırken, cumhuriyetle yönetilen bir ülkede dikta yönetimi ile meşrutiyet kuralları uygulamaya çalışırken, üçbeş şakşakçının, pohpohçunun gazıyla insanlığın tarifini yanlış anlamışken hala rahatsan ve gamsızsan genişsen vede bu dünyanın çok küçük yaşamında kısa olduğunu anlamadıysan sen ve sizler unutmayın geride bırakacağınız mal, mülk, değil adınız olsun.
Sözüm kendini unutanlara, sözüm hırsından insanlığını kaybedenlere, sözüm boş yaşayanlara, varsa böyle birileri varsa bu yazdığım karakterde birileri eleştirin beni
Bu köy hepimizin, bu topraklar bu tarih, bu geçmiş, hepimizin, kimsenin sadece kendine ait değil, az ve dar geliyorsa sana sahip olduklarınız 2 mt lik mezarda ne yapacaksınız.
Bizler, sadece ya cenazelerde, ya da ayıksak düğünlerde birbirini soran bizler...
Bizler, karşımızdaki insanı yaşadıklarıyla doğru yanlış bilip bilmeden eleştiren bizler...
Bizler, alkolün etkisi gibi ayıkken sarhoş olan bizler...
Bizler, sırtımızdaki kamburu unutup herkesi kambur gören bizler...
Bizler, kör, sağır, dilsiz üç maymunları oynayan bizler...
Bizler, çıkar, menfaat, yalan, dolan, düşmanlık, kin ve öfkeyi felsefe edinen bizler...
Bizler, insanlığı unutup boş yaşamayı menfaat sayan bizler...
Bizler, insanları parasıyla kılığı kıyafeti ile eviyle arabasıyla insan yerine koyan bizler...
Bizler, ölüsüne bile saygı göstermeyen, dirisini yaşarken öldüren bizler...
Ve bizler,sizlere bu fırsatı verecek kadar aciz olan zayıf bizler..
Sizlere bizleri bu duruma getirdiğiniz için ve birbirimize ve kendimize olan saygımızı yok ettiğiniz teşekkür ederiz.
Belki bu yazdıklarımdan dolayı beni eleştirebilir kızabilir hatta nefret bile ederek düşmanca bakacak olanlar bile var olacak, önemli değil bu zamana kadar kimseye verilecek bir hesabım olmadı, verilmeyecekte bir hesabım olamaz, beni yargılayacak olanlara sesleniyorum." Sizler beni yazdıklarımı eleştirip kendi haklılığınızı çıkarmaya çalışmadan önce kendinizi yargılayın! Kimseye herhangi bir hitamda bulunmadığım gibi gözümün görüp kulağımın duyup algıladığım rahatsızlıklarımı dile getirmeye çalıştım, okuyup okumamak anlayıp anlamamak sizlerin vicdanına takdirine kalmış.
Hepinize sabrınızdan dolayı teşekkür eder saygılarımı sunarım.
beni bir kısmınız tanıyor,bir kısmınız tanımamazlıktan gelebilir,bir kısmınızda büyüklerimizden hatırlayabilirsiniz.bugün buraya biraz uzunca belki sıkıcı gelebilecek,belki hoşunuza gidecek , belkide önemsiz sayabileceğiniz bazı konular hakkında yorumlarımı , düşüncelerimi aksettirmeye çalışacağım.
ben köyümü çok seviyorum her ne kadar gitme imkanım olmasada orda evim olmasada seviyorum.bazı insanlar ya şanslı doğar,yada şanslı yaşar,yada şansı kovalar.ben şansı kovalayanlardanım.bundan şikayet edipde isyan eden biri değilim.insanın kaderi nasıl yazılmışsa öyledir diyenlerden de değilim.evet kadere inanırım ama insan bazen kaderini kendi yönlendirir. neyse ,,
büyüklerim anlatırdı halada dinlerim. eskiden köyümüz dahada güzelmiş,düzen,insanlar,ortam,dostluk,akrabalık,ağalık varmış köyün sahipleri ama amaç insanlara eziyet değil , onlara sahip çıkma , yönlendirme,birliği, beraberliği devam ettirme peşinde ağalar.allah rahmet eylesin, şuan 21.yüzyılda kelpiç evlerin yerini betonarme evler villalar,toprak yolları asfaltlar,fiskelerin yerini elektrik,günler sonra gelen postanın yerini telefon,televizyon,bilgisayarın aldığı modern bir köy var,yazlarıda olsa insanların gidip dinlendiği bir köy,peki ne kötüleşti.bence mi:insanlar senelerce yoklukta cahillikte paylaştıkları köyü dostluğu birliği beraberliği modern çağda neden paylaşmıyor.herşey çıkar,menfaat,rant oldu.modern çağda ilkel ve çıkarcı ağalığı yaşatmaya çalışan zihniyeti anlamıyor , anlamak istemiyor.
artık çok küçüldüğünü düşündükleri kendilerine dar geldiğine inandıkları koskoca köyümü paylaşamaz hale gelenlere sesleniyorum. bu ne hırs 1 metre daha fazla toprak sahibi olmak için bu düşmanlık bu inatlaşma , bu cebelleşme niye ? 1993 yılında kurulan köyümüzün kalkındırma, geliştirme yada güzelleştirme adı altında hala faaliyet gösteren derneğimiz niçin kuruldu. köy neden yalnızca birkaç tane sosyoekonomik durumu iyi olan soyadları belli olan kişilerce anılıyor. sanki köy sadece onlarla anılıyor.1960-2009 yılları arasında sol-sağ komünist-faşist Türk-Kürt, alevi-Sünni zengin-fakir ikilemesi gibi ,falancı filancı diye hitaplar edilmeye başlandı,bu kişiler sadece aynı çıkar doğrultusunda beraber anıldı,daha sonra yine cepheleşmeler,peki neden,kimin köyünü kime satıyoruz,kimle paylaşamıyoruz , arada kalanlar neydi,sorun ne bu zamana kadar ne yaptınız 1 piknik belki,bir gece , belirli kadınların haberinin olupta katıldığı altın günleri,anneler gününde toplanıp yılın anne veya babasının seçme neye göreyse.peki başka kongre zamanı cebelleşme hep aynı kişiler aynı fikirler.peki bu zamana kadar ne yaptınız ? kaç tane okuyamayan çocuğu okuttunuz? kaç mezarsızın mezarını yaptınız * kaç işsize iş buldunuz? kaç hastayı ziyaret ettiniz? kaç bayram tüm köylülerinizin kaçının evine gittiniz? kaçının evinde ne yendiğini biliyorsunuz kaçının kapısının nerden açıldığını biliyorsunuz. kaç kişi sizce insan, sizce yoklanması gerekecek kadar maddi durumu iyi. Kaç kişi? ama doğru benim rahmetli olan 1 amcam,6 amca çocuğu, biri rahmetli 2 dayım, 6 dayı çocuğu 4 halam 16 hala çocuğum ve onlarca kuzen, yeğen onların çocukları vs vs varken ve onlar her şeyi menfaate bindirip arayıp sormazken ,size neyi nasıl sorarım sözüm herkese , 3 şey yok olursa o kişi ölü sayılır . Karakter, vicdan, insanlık, bakalım aynaya düşünelim bizde ne eksik, kapatın gözünüzü düşünün ne eksik, yaşıyor muyuz ölümüyüz? şuan çok kötü çınladı birileri bu ne konuşuyor, ne anlatıyor boş boş, kendine bak demagoji yapma diyor öte yandan doğru söylüyorsun sağ ol diyende var, herkesin altına araba, ev olsa yada cebinde para, herkes belki o ortamlarda söz sahibi olur kimseyi eleştirme yada hesap sorma gibi bir durum içinde bırakmıyorum. Neticede her vicdan kendiyle hesaplaşır. kişinin kişilere hesap verme mecburiyeti yok, sadece inanan kaybedilmeyen tek değer olan insanlık onurunu düşünen herkes üç erdeme sahiptir, affetmeyi. Hatayı kabul etmeyi, özür dilemeyi bilir. bizler sadece bu anı düşünenler, sizler sadece kendi doğrularıyla yaşayanlar, herkes hakkında eleştiri yapıp birilerine sırnaşmayı, toplumda yeri olanları, olmayanları ayırma kararını verenler, dedikodu yapıp adını yorum eleştiri koyanlar, kişileri maddi manevi durumuna göre ayıranlar, çıkar menfaat için onur şeref kavramını unutanlar ,çok ve boş konuşup politika yapanlar,sizlere sesleniyorum,sen değil sende değil sen evet sen benmi diyen sen! Şuradaki ve diğeri yarası olana olduğu halde yarasını kapatıp acısını gizleyene sesleniyorum.
Uyurken rahatsan, eleştirirken, ezerken, sömürüp yalan söylerken, sen tokken diğeri açken, böbürlenerek yürürken, herkesin seni dinlediğini sanıp ama her gün beddua alırken, cumhuriyetle yönetilen bir ülkede dikta yönetimi ile meşrutiyet kuralları uygulamaya çalışırken, üçbeş şakşakçının, pohpohçunun gazıyla insanlığın tarifini yanlış anlamışken hala rahatsan ve gamsızsan genişsen vede bu dünyanın çok küçük yaşamında kısa olduğunu anlamadıysan sen ve sizler unutmayın geride bırakacağınız mal, mülk, değil adınız olsun.
Sözüm kendini unutanlara, sözüm hırsından insanlığını kaybedenlere, sözüm boş yaşayanlara, varsa böyle birileri varsa bu yazdığım karakterde birileri eleştirin beni
Bu köy hepimizin, bu topraklar bu tarih, bu geçmiş, hepimizin, kimsenin sadece kendine ait değil, az ve dar geliyorsa sana sahip olduklarınız 2 mt lik mezarda ne yapacaksınız.
Bizler, sadece ya cenazelerde, ya da ayıksak düğünlerde birbirini soran bizler...
Bizler, karşımızdaki insanı yaşadıklarıyla doğru yanlış bilip bilmeden eleştiren bizler...
Bizler, alkolün etkisi gibi ayıkken sarhoş olan bizler...
Bizler, sırtımızdaki kamburu unutup herkesi kambur gören bizler...
Bizler, kör, sağır, dilsiz üç maymunları oynayan bizler...
Bizler, çıkar, menfaat, yalan, dolan, düşmanlık, kin ve öfkeyi felsefe edinen bizler...
Bizler, insanlığı unutup boş yaşamayı menfaat sayan bizler...
Bizler, insanları parasıyla kılığı kıyafeti ile eviyle arabasıyla insan yerine koyan bizler...
Bizler, ölüsüne bile saygı göstermeyen, dirisini yaşarken öldüren bizler...
Ve bizler,sizlere bu fırsatı verecek kadar aciz olan zayıf bizler..
Sizlere bizleri bu duruma getirdiğiniz için ve birbirimize ve kendimize olan saygımızı yok ettiğiniz teşekkür ederiz.
Belki bu yazdıklarımdan dolayı beni eleştirebilir kızabilir hatta nefret bile ederek düşmanca bakacak olanlar bile var olacak, önemli değil bu zamana kadar kimseye verilecek bir hesabım olmadı, verilmeyecekte bir hesabım olamaz, beni yargılayacak olanlara sesleniyorum." Sizler beni yazdıklarımı eleştirip kendi haklılığınızı çıkarmaya çalışmadan önce kendinizi yargılayın! Kimseye herhangi bir hitamda bulunmadığım gibi gözümün görüp kulağımın duyup algıladığım rahatsızlıklarımı dile getirmeye çalıştım, okuyup okumamak anlayıp anlamamak sizlerin vicdanına takdirine kalmış.
Hepinize sabrınızdan dolayı teşekkür eder saygılarımı sunarım.
HASAN TURSUN
06 Mayıs 2009 12:47 | İSTANBUL
SAYGI DEĞER DOSTLARIM...
ben köyümün dağlarını ovasını ağaçlarını toprağını çok seviyorum.özellikle o köye katkısı olan o köyü güzelleştiren ve köy için bir çivi dahi çakan herkese çok teşekkür ederim.bundan sonrada o köye katkı sağlayan herkese sevgilerimi saygılarımı sunarım.herkesi çok seviyorum.
insanı insanca seven emekten ve haktan yana olanları daha çok seviyorum
HASAN TURSUN
ben köyümün dağlarını ovasını ağaçlarını toprağını çok seviyorum.özellikle o köye katkısı olan o köyü güzelleştiren ve köy için bir çivi dahi çakan herkese çok teşekkür ederim.bundan sonrada o köye katkı sağlayan herkese sevgilerimi saygılarımı sunarım.herkesi çok seviyorum.
insanı insanca seven emekten ve haktan yana olanları daha çok seviyorum
HASAN TURSUN
fatih can çalışkan
04 Nisan 2009 11:13 | İSTANBUL
1KASIM 2009'DA PAZAR DÜGÜNÜMEZE BEKLERİZ TÜM DOSTLARIMIZI
FATİH & NAZLI
ALİ FİLİZ & FEYZULLAH ÜLKÜ
ÇALIŞKAN YÜKSEL
FATİH & NAZLI
ALİ FİLİZ & FEYZULLAH ÜLKÜ
ÇALIŞKAN YÜKSEL
SUAT TURSUN
19 Şubat 2009 12:27 | İSTANBUL
SİTEMİZ TÜM KÖYLÜLERİMİZE HAYIRLI UĞURLU OLSUN.UMARIM KAYBEDİLEN DEĞERLER BU SAYEDE BELKİ HATIRLANIR.SAYGILAR....
20
Ziyaretçi Defteri Kayıtlar










